Evden gözler fışkırıyor :) Buaralar o kadar çok göz çalışması yapmışım ki nasıl nereye yerleştirsem bilemedim. İş hayatımda olduğu gibi evdeki hobi hayatımda hala tam yerleşebilmiş değil. Farklı bir malzeme ortaya çıktığı anda heryer darmadağın oluyor! Ama düzelticem ,demekki bir organizasyon eksikliği var- seni yenicem dünya seni yenicem- o kadar ;)
Şimdi size bu gözleri nasıl yaptığımı anlatayım:
Aslında herşey deneme yanılma oldu gibi birşey. Yani birşeylerin nasıl yapılacağını öğreniyorum ama püf noktasını hiç kimse paylaşmadığı için ilk ürünler hep bozuk oluyor. Tabiki kimse paylaşmak zorunda değil ama yani ben şimdi burada püf noktasını yazsam neolur yazmasam neolur. Oyüzden ben yazma taraftarıyım.
Baştan başlayalım:
* İlk Aşama : Makin'sClay ile alt yapı oluşturdum. Sizin kolayınıza nasıl gelir bilmiyorum ama ben yuvarladığım hamurları tombul solucanlar haline getirip uclarını keserek yapıyorum. Daha sonra bu yarım küreleri biraz düzeltip tepe noktalarına hafifce bastırarak düz hale getiriyorum.(Bu noktalara yukarıda görmüş olduğunuz daha önceden baskı aldığım göz bebeklerini yapıştırıyorum)
*İkinci Aşama: Cadence+ Akrilik Beyaz boya karışımı. Şimdi Cadence 100 kat vernik/resin daha önce de anlatmıştım bu malzemeyi. İncelediğim bloglarda resin malzemeye akrilik boya karıştırılabileceğini duymuştum ve beyaz akrilik boyayı karıştırarak ilk denemeyi bu gözlerde yapmaya karar verdim. Cadence'in iki malzemesini aynı oranlarda bir kaba döktüm ardından birazda beyaz akrilik boya katarak karıştırmaya başladım. Şöyle bir sonuç aldım: Beyaz tam karışmamış kılcıklar. Yani okadar karıştırmama rağmen o kılcıklardan kurtulamadım. Demek böyle oluyor diyerek gözlerin üzerini bu malzeme ile kapladım-not: Cadence verniği önce 5-10 dakika karıştırıp koyulaşmasını sağlayıp ikişer üçer dakika dinlenmeye bırakırsanız malzemenin yavaş yavaş kıvam aldığını görebilirsiniz- Bu şekilde 4 çift göz yaptım ama içime sinmedi. Tekrar denedim ama bu sefer önce cadence karışımı hazırladım 5-10 dakika karıştırdım. Ardından karışıma beyaz akrilik boya ekledim. Ve sonuç mükemmel ,bu karışımda homojen bir birliktelik sağlandıki istediğim buydu. Bunları da gözlerin üzerine uyguladıktan sonra kurumaya bıraktım.
*Üçüncü Aşama: Gözleri kağıtlardan ayırma. Ben güzelce keserek uzaklaştırdım kağıtları. Sizinde aklınızda olsun bu kare kağıtları kullandığınızda kağıdın üzerine yapışan gözleri eksenleri etrafında rahatca çevirebiliyorsunuz.
*Dördüncü aşama: Ben henüz bu aşamaya gelemedim ama şeffaf 3 boyutlu malzeme(Plaid Medium) ile göz bebeklerini tamamlamayacağım. Başarabilirsem iş çıkışı kemeraltından bu malzemeyi alıp 4. aşamayı da tamamlamış olacağım. Not: Cadence resin de uygulanabilir ancak hem sarı dokusu hem de köpüklenen yapısı ile istenilen görselliğe ulaşılamıyor.Hım bir de malzemeyi bazen doğru oranlarda karıştıramayabiliyorsunuz. Kilpi ile yorumlaşırken Plaid malzemeyi önermişti:" 3 boyutlu, şeffaf, karıştırmaya gerek yok" Ben de denemeye karar verdim bakalım :)
12 Ağustos 2012 Pazar
9 Ağustos 2012 Perşembe
Sıfırdan başlayıp sonsuza ulaşmak gibi
"Linda Macario"
Not: Dünya keşke bizim istediğimiz gibi şekillenebilecek bir yer olsa. Kukla yapmayı kendime göre birşeyleri değiştirebildiğim için seviyorum ki mimarlık için de bu geçerli. Ne kadar anlamlı bilmiyorum sonuçta bu konuya birlerce bakış açısı gelebilir ama pozitif düşündüğümüz sürece neden daha güzel şeyler olmasın...
Sokaklarda insanlar ölüyor, savaşlarda insanlar ölüyor, dünya ölüyor ve herşey pis insanlık yüzünden...Ölen insanlara üzüleceğimize ölmelerine izin vermesek olmaz mı?
"Ben ağladığımda kendisi de ağlamaya başlayan annem ,öldüğümde ne yapacak; o çocukların anneleri gibi yine benim için ağlayacak..."
8 Ağustos 2012 Çarşamba
Ben sana hayran sen cama tırman
"Kate Church" aslında bu figürleri canlı canlı görmek vardı ama kısmet(!) işte hayatta herzaman insanın istedikleri olmuyor. Napalım biz de şimdilik resimlerine bakarız:)
Kaside
Elinde Bursa çakısı,
Boynunda kırmızı yazma;
Değnek soyarsın akşamlara kadar,
Filya tarlasında.
Ben sana hayran,
Sen cama tırman.
Orhan Veli
Boynunda kırmızı yazma;
Değnek soyarsın akşamlara kadar,
Filya tarlasında.
Ben sana hayran,
Sen cama tırman.
Orhan Veli
6 Ağustos 2012 Pazartesi
Para biriktirelim festivale gidelim
Görmüş olduğunuz sahne tasarımı -evet çok fazla sahne tasarımı görmedim- insanın bakış açısını geliştirecek vay be adamlar neler neler yapıyorlar dedirtecek cinsten. Başlıktan da anlaşılacağı üzere festivale ben katılmadım ama katılmayı ve "Andre Chenier ve Fransız Devrimi" ni anlatan bu gösteriyi izlemeyi çok isterim.Görselliğin şekillendirilmesinin etkileyiciliği bir yana bir de içeriğindeki mekanik fikirler beni benden aldı.
Görmüş olduğunuz Sahne düzeni ile başlayan oyun, ilerleyen dakikalarda mekanik hareketler ile sahne düzeninin değişmesi sağlanarak birden izlediğiniz ana sahne yer değiştiriyor.Yukarıdaki resimde görmüş olduğunuz adamın eliyle tuttuğu kare sahne aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi yer değiştiriyor.
Adam uyanıyor...
Aşağıda gördüğünüz sahnede yine mekanik olarak suyun içinden çıkan bir bıçakla öldürülüyor.
Baştan sonra gördüğünüz her eşya bir sahne olarak tasarlarmış: Açık Kitap Sahne(Andre Chenier'in hikayeyi anlattığı sahne),Arkadaki Ayna Sahne(Burada Devrim zamanı asılan insanlar anlatılmış), Adamın Vücudu,Karanlık yüzünden resimlenemeyen Adamın Kafasının içinin açıldığı bir diğer Sahne,Adamın eli ile tuttuğu kare sahne(Burjuvanın ve Devrimcilerin yaşadıklarının anlatıldığı sahne).
Benim bu yavan anlatımıma rağmen etkisini kaybetmemiş olmasını diliyorum...
2 Ağustos 2012 Perşembe
Ayaklar şenlensin :)
Öncelikle blogları gezer iken beni şoklara sokan "Fashion Doll Shoes" sitesini size tanıtmak istiyorum.
Şimdi bir iş yapıyoruz bari doğru yapalım diye bayağ acemi uğraşları veriyorum, buarada da işin hakkını verebilmek için bayağ araştırmalar yapıyorum. Görmüş olduğunuz link bugün pinterestte dolaşırken karşıma çıktı ve öyle bakakaldım ekrana. Tabi sitede görmüş olduğunuz ayakkabıları yapmak için o ergonomide ayak lazım ki ben romiranın ayaklarını ona göre yapmamıştım- ben ayakları yapabildiğime şükrediyorum adam bi de topuklusunu yapmış-neyse ellerine sağlık ne diyeyim :).
İşte ben dde elimden geldiğince birşeyler yaptım ,diyorum ya geliştiriyorum yahu :)
Şimdi bir iş yapıyoruz bari doğru yapalım diye bayağ acemi uğraşları veriyorum, buarada da işin hakkını verebilmek için bayağ araştırmalar yapıyorum. Görmüş olduğunuz link bugün pinterestte dolaşırken karşıma çıktı ve öyle bakakaldım ekrana. Tabi sitede görmüş olduğunuz ayakkabıları yapmak için o ergonomide ayak lazım ki ben romiranın ayaklarını ona göre yapmamıştım- ben ayakları yapabildiğime şükrediyorum adam bi de topuklusunu yapmış-neyse ellerine sağlık ne diyeyim :).
İşte ben dde elimden geldiğince birşeyler yaptım ,diyorum ya geliştiriyorum yahu :)
Biraz çin işi de olsa ben sevdim :) aslında başka fikirlerim vardı ama kader işte ; hayat sen planlar yaparken başına gelen şeylermiş. :)
Romiranın Rafta yer almasına bir adım kaldı: Ellerinin kaplanması. Hala fikri olan yok mu?
27 Temmuz 2012 Cuma
Göze gelmek :)
Pek "inandırıcı" olmasa da bunlar yeni kuklalarım için hazırladığım gözlerin son hali sanırım bunların biraz daha büyük boyutlarını da yapmam gerekecek çünkü Ramazan sonrasında bir arkadaşım ile mini bir hayal gerçekleştireceğiz ya da en azından gerçekleştireceğimizi umuyoruz.
Bir önce gün paylaşmış olduğum resimdeki gözlerin üzerine dün gece 100 kat vernik-resin karışımını hazırlayıp uyguladım. Hala baloncuklarla sorunum var ama bu 100 kat verniğe azıcık daha alıştım gibi. ( Karışım ölçeklemesi de ne gıcık birşeydir bi de eller böyle yapış yapış :))
İnternet sen ne güzel birşeysin böyle: "Cadence 100 Kat Vernik, 130 derece sıcaklığa kadar dayanıklı, hava kabarcığı oluşturmayan, kokudan arındırılmış, her türlü yüzeyde ve materyallerle kullanılabilen, yüksek parlaklıkta ve çizilmeyen çok özel bir üründür. Hacimsel olarak 2 ölçü reçine ile 1 ölçü sertleştirici kullanılır (+-%10). Buna göre satın aldığınız ürün 120 ml. reçine 70 ml. sertleştirici olarak hazırlanmıştır. Kullanmak istediğinizde şişeleri temiz bir kabın içersine komple boşaltın. Hazırladığınız karışımı bir çubuk yardımıyla 5-10 dakika yavaşça karıştırın. Dikkat edeceğiniz husus karıştırma çubuğunuzun karıştırılan kabın dibine devamlı temas etmesidir. Karıştırırken kenarlarını da sıyırarak alın. Reçine ve sertleştiricinin birbirine tamamen karıştığına emin olduktan sonra karıştırdığınız verniği 5 dakika dinlendirin. Daha sonra homojen bir şekilde yayıp kurumaya bırakın. Kurumaya başlayan vernikte 15-20 dakika içinde belli yerlerinde hafif matlaşma olursa yeterince karışmamış demektir. Derhal müdahale ederek matlaşan kısmı objenin üzerinde karıştırın. Dökmüş olduğunuz ürün yaklaşık 6 saat sonra elle dokunulabilir bir hal alır. 12 saat içinde tamamen sertleşir. 48 saat sonra çizilmez bir cam durumuna gelir. Hazırladığınız karışımı 10 mm. kalınlığa kadar sertbestçe dökebilirsiniz. Daha kalın bir tabaka istenildiğinde her kat arasındaki sertleşme süresi beklenerek istediğiniz kalınlığa kadar ulaşabilirsiniz. Birbirine karıştırılıp bekletilen ürün 20-30 dakika sonra jelleşmeye başlar."
26 Temmuz 2012 Perşembe
Sıcak,uykusuzluk,beyin karmaşası
Dün gece olağanüstü yaz sıcaklarına aldırmayıp saat 22.00 da görmüş olduğunuz gözleri yaptım ve bitirdiğimde saat 00.41 falandı peki ben bu kadar saat 13 çift göz için mi uğraştım ,yok yaa kesin başka birşeyler de yapmışımdır yoksa nasıl bu kadar zaman harcanır bilemiyorum.Bunlar ilk göz denemelerim. Şuan resmini çekmeyi unutmasaydım yaptığım şekillendirme aletlerinin fotoğrafını paylaşırdım ama herzamanki gibi birini hatırlasam birini unutuyorum :) Buarada araştırmalarım hep devam ediyor ve bu da yeni bulduğum bir site DOLLMAKERSDREAM yukarıda gördüğünüz gözleri bu siteden ilham alarak yaptım.Tabi şunu unutmamak lazım : teknik donanımınız yeterli mi? bunun cevabı tabiki hayır :) Bir oturuyorum aaa şunu unuttum/şu ben de yok derken hopp yeni bir icad ile ekipman tamamlanıyor.Böyle olmasa da keyfi çıkmaz ki :P .
23 Temmuz 2012 Pazartesi
Bir şeyler değişebilir şu hayatta...
"The Help" Nasıl yani bu filmi gerçekten kaçırdınız mı? Yok bence hala izlemek için bir şansınız var ve siz eğer o şansı yakalarsanız iyiki de yakalamışım diyeceksiniz. "The Help"
Filmi sadece geçmişin ırkçı bakış açısı ile izlemeyin, asıl insanların içindeki egoyu ve pisliği görerek izleyin. Her dönemde insanın insana yaptığı eziyetler insanın içinden fışkıran kirli düşüncelerin sonucudur. Bunu görerek izleyin :(
Filmi sadece geçmişin ırkçı bakış açısı ile izlemeyin, asıl insanların içindeki egoyu ve pisliği görerek izleyin. Her dönemde insanın insana yaptığı eziyetler insanın içinden fışkıran kirli düşüncelerin sonucudur. Bunu görerek izleyin :(
4 Temmuz 2012 Çarşamba
Kendim ettim kendim buldum modu
Sonunda Romiranın ayaklarını da bitirmiş bulunmaktayım.Aslında artık geriye pek birşey kalmadı. Ellerin kaplaması ve mini ayakkabı ve elbise detaylarından sonra tamamen bitmiş olacak. Çok belli olmamakla beraber elbisesinde de mini bir ekleme yaptım. Yalnız bunları yaparken zaman nasıl geçmiş farketmedim birden gece olmuş :)
Sosyal sorumluluk birşeysi:
Hayatta yaptığınız herşey bir şekilde karşınıza çıkıyor, tecrübe ile sabittir ki siz siz olun size yapılmasını istemediğiniz birşeyi birilerine yapmayın ,sonra dönüp dolaşıp sizi vurabiliyor.
2 Temmuz 2012 Pazartesi
öz-güve-n
Kendisini uzun bir süredir takip ediyorum. Hayranlığım büyük diyebiliriz.
Minik minik bütün detaylar ; vay be nekadar güzel düşünmüş demekten kendimi alamıyorum da
denilebilir. Burada paylaştıklarımdan çok daha fazlası için bence kesinlikle blogunu
incelemelisiniz.
Mesela yukarıda gördüğünüz resimde 7 farklı mimik oluşturmuş ve mıknatıs yardımı ile bunları
yüze monte ederek yeni yüz ifadeleri sağlamış. Muhtemelen bu yöntem dünya için ilk değil ama
benim için ilk ve süper bir detay.Benim stop motion vsdegözüm yok ama herşeyi bilmekte
herzaman yarar vardır.
Görmüş olduğunuz el detayı da ayrı birşey. Yakından takip ettiğim için hah bu detay bitmiş derken,
Jeff başka bir detay ile çıkageliyor. Ya ben onu beğenmedim şöyle kötüydü,şununla da denedim
böyle kötü oldu,şimdi bence şöyle olsa diye farklı bir bakış açısı geliştiriyor.Sabır en büyük
erdemdir diyor ve neden ben de yok ki diyorum. Evet ben de azıcık sabırlıyımdır ama iş
birşeylerin meydana gelmesine gelince hemencecik başarayım istiyorum. Yalnız şuan bu
durumumu hem biliyorum hem de hiç de değiştirmeye uğraşmıyorum pess!! :)Buarada romiranın
ayakları hala duruyor ,uğraşıyorum olmuyor,bir kaç deneme daha gerekecek.
Buarada bu yapışkanlı tekstil kaplama bantından ben de istiyorum :) bir koçtaş yapmanın zamanı gelmiş. Bir yandan kutular doluyor ama icraat yok ben de.
Jeff'in bir diğer hayranlığımı kazandığı nokta boyamalar. Onun blogunu her ziyaretimde yok ben de böyle bir yetenek acaba böyle resim kursuna falan gitsemde geliştirsem mi kendimi diyorum. Renkler,renk karışımları,gölgeler vs. Yıl 2007 mimarlık ofisine başladım ve toplamayı bile hesap makinası ile yapmaya başladık işte ben o günden beri, renk oran ve matematik algımı kaybettim. Ah Reşat Hoca duymasın beni :) (Reşat Kılıçkaya: Hayatımda gördüğüm en iyi ve başına buyruk matematik hocasıdır) bari test falan çözeyim de değişsin bu dünya :P (http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=re%C5%9Fat+hoca )
Bakalım benim ilham aldığım detayları yakaladınız mı!! Görmüş olduğunuz metal elbise detayları romiranın elbisesinde gördüğünüz metal detaylarının ilham kaynağıdır. İlk gördüğüm anda işte bu dediğim mükemmel bir fikir. Figürü ve detaylarını yakından görmeyi çok isterdim. Tabi bu resimlerde oldukça açıklayıcı ama yakından bir farklı olurdu sanırım. Buarada kesinlikle blogu incelerken kaçırmamanız gereken bir video var. Umarım yakalarsınız onu. Videoda gördüğünüz figürün omuzları iskelet bir mekanizma ile içe ve dışa doğru hareket edebilişini göstermiş.
Minik minik bütün detaylar ; vay be nekadar güzel düşünmüş demekten kendimi alamıyorum da
denilebilir. Burada paylaştıklarımdan çok daha fazlası için bence kesinlikle blogunu
incelemelisiniz.
Mesela yukarıda gördüğünüz resimde 7 farklı mimik oluşturmuş ve mıknatıs yardımı ile bunları
yüze monte ederek yeni yüz ifadeleri sağlamış. Muhtemelen bu yöntem dünya için ilk değil ama
benim için ilk ve süper bir detay.Benim stop motion vsdegözüm yok ama herşeyi bilmekte
herzaman yarar vardır.
Görmüş olduğunuz el detayı da ayrı birşey. Yakından takip ettiğim için hah bu detay bitmiş derken,
Jeff başka bir detay ile çıkageliyor. Ya ben onu beğenmedim şöyle kötüydü,şununla da denedim
böyle kötü oldu,şimdi bence şöyle olsa diye farklı bir bakış açısı geliştiriyor.Sabır en büyük
erdemdir diyor ve neden ben de yok ki diyorum. Evet ben de azıcık sabırlıyımdır ama iş
birşeylerin meydana gelmesine gelince hemencecik başarayım istiyorum. Yalnız şuan bu
durumumu hem biliyorum hem de hiç de değiştirmeye uğraşmıyorum pess!! :)Buarada romiranın
ayakları hala duruyor ,uğraşıyorum olmuyor,bir kaç deneme daha gerekecek.
Buarada bu yapışkanlı tekstil kaplama bantından ben de istiyorum :) bir koçtaş yapmanın zamanı gelmiş. Bir yandan kutular doluyor ama icraat yok ben de.
Jeff'in bir diğer hayranlığımı kazandığı nokta boyamalar. Onun blogunu her ziyaretimde yok ben de böyle bir yetenek acaba böyle resim kursuna falan gitsemde geliştirsem mi kendimi diyorum. Renkler,renk karışımları,gölgeler vs. Yıl 2007 mimarlık ofisine başladım ve toplamayı bile hesap makinası ile yapmaya başladık işte ben o günden beri, renk oran ve matematik algımı kaybettim. Ah Reşat Hoca duymasın beni :) (Reşat Kılıçkaya: Hayatımda gördüğüm en iyi ve başına buyruk matematik hocasıdır) bari test falan çözeyim de değişsin bu dünya :P (http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=re%C5%9Fat+hoca )
Bakalım benim ilham aldığım detayları yakaladınız mı!! Görmüş olduğunuz metal elbise detayları romiranın elbisesinde gördüğünüz metal detaylarının ilham kaynağıdır. İlk gördüğüm anda işte bu dediğim mükemmel bir fikir. Figürü ve detaylarını yakından görmeyi çok isterdim. Tabi bu resimlerde oldukça açıklayıcı ama yakından bir farklı olurdu sanırım. Buarada kesinlikle blogu incelerken kaçırmamanız gereken bir video var. Umarım yakalarsınız onu. Videoda gördüğünüz figürün omuzları iskelet bir mekanizma ile içe ve dışa doğru hareket edebilişini göstermiş.
Ve boyama yeniden. Kumaşı boyamak hımmm mantıklı gelmiyordu eskiden ama bu görseller üzerinden diyebilirimki neden olmasın!!Aslında şöyle de birşey var kim giyip o kıyafetleri eskitebilecek ki :P
Benden tanıştırması sizden incelemesi...
Nezamandır sosyal sorumluluk birşeyleri yazmıyorum ozaman hemen birtane yazayım;
Reklamın iyisi kötüsü olmaz, lütfen karşınıza çıkan medya üzerindeki herşeye aşırı tepkiler
vermeyin önce tamamen anlayın; bu bir oyun mu yoksa gerçek mi diye biraz düşünün.Ülke de
kaos ve cinnet doruk noktasındayken sizin bu tutumunuz ateşi körüklemekten başka bir işe
yaramıyor.
Önce iyi ya da kötü bu ateşi kimin yaktırdığını ve kimin üfleyip körüklemeye çalışıtığını düşünün...
Reklamın iyisi kötüsü olmaz, lütfen karşınıza çıkan medya üzerindeki herşeye aşırı tepkiler
vermeyin önce tamamen anlayın; bu bir oyun mu yoksa gerçek mi diye biraz düşünün.Ülke de
kaos ve cinnet doruk noktasındayken sizin bu tutumunuz ateşi körüklemekten başka bir işe
yaramıyor.
Önce iyi ya da kötü bu ateşi kimin yaktırdığını ve kimin üfleyip körüklemeye çalışıtığını düşünün...
21 Haziran 2012 Perşembe
Dalları basmış Erik ve Kiraz...
Ara verdim aslında, bu ara tasarımsız yaşıyorum. Yani sanırım bazen insan ara verebilir. Aslında bir sürü güzel şey yaşadım buarada. Kuzenim için bir bekarlığa veda eğlencesi yaptık.En sonda veda ekibini görebilirsiniz. Eğlencemizi 7 arkadaş kuşadasında bir haftasonu olarak belirleyip şirin(!) -daha şirin olabilirdi- bir otel/pansiyon arası kalmış biryere adım atarak başlattık. Sonra gelsin deniz ,gelsin midye dolmalar,eğlenceler, kızlar derken süper eğlenceli bir haftasonu yaşadım. Yıllardır bu kadar yüzmemiştim bu kadar eğlenmemiştim. Gitmeden önce gelin kızımıza bir kaç süpriz planladık( kuzenim Ahu ve ben)Buarada gelin hanım da diğer kuzenim olur :) bu yazıyı biraz da onun için yazıyorum ama malesef o okuyamayacak çünkü burayı takip etmiyor-bizler fazla internet gençliği olduk sanırım- bakalım bir gün görür belki:)Resimde gördüğünüz Tshirtleri Ahu istanbuldan aldı, ben de onların üzerine bilgisayardan yazıları asetat kağıdına bastırıp şablon haline getirdim. Sonrada otelin önündeki sokakta yere serdiğim gazete kağıtlarının üzerinde akrilik boya ile baskılarını yaptım. Oldukça komik,eğlenceli ve sefil bir durumdu diyebilirim :)
Alttaki resimde gördüğünüz gibi üzerinde farklı tshirt taşıyan şeker insan Gelin hanım oluyor. Onun Tshirtü Ahu tarafından tasarlandı ince ince işlendi :) Bir de arkasında kanatları var kelebeğimizin ama onlar fotoğrafta pek görünmüyor. Bir de ben kuşadasına gitmeden önceki gece süper ötesi dikiş makinam-babam sağolsun- ile gördüğünüz tavşan kulak bantları hazırladım. İnce kumaş parçalarını bant haline getirip içlerine tel geçirerek 7 adet hazırladım. İşte böyle çok eğlendik biz,arada böyle molalar gerekiyormuş hayata :)
Şimdi gelelim asıl konumuza. Ben doğru hatırlıyorsam Galina Dmitruk bebeklerini daha önce de paylaşmıştım sizlerle. Kendisini takipteyim. Buara aktif paylaşım durumunda ve ben "aaa bu sa süper olmuş aaa buna da bayıldımm yaaa "derken dedim paylaşayım herkes görsün .Abim oldukça detaycı incikçi boncukçu bulduysa da ben çok etkilendim .Kuklayı yapmak ayrı birşeyken onu boyamanın mükemmelliği.....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
merak ettim diyenler
Etiketler
malzeme
kukla
tasarım
model
link
minyatür
iskelet
fimo
Romira
Gözler
film
takı
Kariyan
kurdale
nişan yastığı
Dekorasyon
bez bebek
DNS ayarı
Dizi
broş
kanat
resin
Baykuş
elemeği
ilk gün :)
ödül
Abur Cubur
Aryel
Milo
Poster pano
ayakkabı
bebek elbisesi
dikiş
el dikişi
el işi
eldehersey
geri dönüşüm
gezdim gördüm
kız bebek
marionette
mim
string puppet

























s.jpg)












