minyatür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
minyatür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2024 Pazartesi

DURDURUN DÜNYAYI

 Yine aynı cümle ile başlamak: "Çok uzun zaman oldu."
Aslında hiçbir zaman tam olarak durmadım ama 23 mart 2017'den beri bloguma hiç birşey eklememişim. Sanırım bunda diğer sosyal medya ortamlarının da payı var. 

Geri döndüğümde burada  yine "var" olmak çok güzel.

Bir süre bir çok blogu ve polimerkil ürününü inceledim, takip ettim.
Galiba benim sorunum istediğimi yapamamaktı. Pişiriyorum pişmiyor, kırılıyor ki hala bu tamamen ortadan kalkmış değil. İstediğim şekli veremiyorum. Evet asıl olması gerekeni buldum "sebat etmek" yeni kuşaklar bu kelimeyi biliyor mu bilmiyorum ama birşey yapmak istiyorsan sabırla o iş üzerine çok fazla çalışma yapmalısın. Denemeler seni olgunlaştıracaktır.
Herşeyi yapabilmenin gücü adına dedim ki hemen olur... Olmadı moralim bozuldu ve bıraktım.
Demek sorunun kaynağını 40 yaşında bulacakmışım. Bu 50 de 60 da olabilir ne var yani istemek yeterli. Böyle bıdır bıdır konuşmalarımdan harika şeyler yaptığım anlaşılmasın. Aşağıda göreceğiniz üzere deniyorum. Denedikçe elim gözüm alışıyor. Bakalım uzun zaman sonra neler yapabileceğim.
En başından beri ilk amacım ipli kuklalar yapmaktı ki hala içimde biryerde bunu çok isteyen biri var.


Sonra kendime bir altlık yaptım.


Yine en başa döndüm ilk paylaşımlarından MODEL YAPIMI İÇİN EN BÜYÜK ADIM ( mavi yazıya tık tık) Elimde bir tane polimer kilim var . Aradan yıllar geçince taşgibi olmuştu. Sarımsak rendesi ile rendeledim. Bir kaç damla bebe yağı ile yumuşattım. Birazcık mıncırma ile yeniden ilk halini aldı( Yok ya ilk aldığımda bile yumuşak değildi yalan olmasın.)
Gördüğünüz her modeli aynı kil ve aynı altlıkla yaptım. Bozdum bozdum yaptım.


Birini beğenmedim diğerini yaptım. Yukarıda linkini attığım resimlerde tam anlamıyla aşamaları gösteriyor diyemem ya da ben yapamadım. Aşamaları takip ederken kaçırmış olabileceğiniz bişeyler olabilir o gözle bakmanızı tavsiye ederim.


Normalde saçları polimer kilden yapmıyorum bunları böyle gözüme bir an nasıl görünecek diye denedim. 

ve çalışmalarım devam edecek.
 
INSTAGRAM adresi için tık tık. 

Bu adreste genel olarak bez bebek ve kumaş ürünleri paylaşıyorum.

Umarım siz de enerjinizi yeniden bulursunuz.











31 Ocak 2015 Cumartesi

Kısık ateşte 15 dakika

Hani insan bazen böyle kendini sofinin dünyası gibi, başkası tarafından yazılan karmaşık bir hikaye içinde hisseder ya işte tam da öyle bir zaman dilimi geçirdim. E ne oldu geçti mi?? Aslında bunun cevabını bilmiyorum.Çok uzun bir süredir ne kendime ne de kukla yapmaya  zaman bulamadım ya da ben bulmamak için elimden geleni yaptım.Şimdi diyelim ki tüm bu savaşlar geride kaldı ve ben yeniden kendi hikayemi yazmaya başladım. (A buarada anladığım kadarıyla insan psikolojik olarak yeni ve stressli bir ortama girince bildiğini de unutuyor yani bu tecrübe ile sabit.)
Bir önceki paylaşımımı 30 Ocak 2014te yapmışım- şuan baktım- ve yuh diyorum tam bir yıl geçmiş. 
Hımm bakalım bu bir yıl içinde; Şantiye şefi oldum, abim ankaraya gitti yalnız kaldım. Hep uyudum, arkadaşlarımı uzaklaştırdım, sonra gene uyudum, evi dağıttım, topladım, sonra gene uyudum...
Stop
Geçmişi bir geride bırakırsak az önce aşağıda görmüş olduğunuz yeni figürümü  pişmek üzere 30 dakikalığına fırına bıraktım.
Buarada bu polimer kili yumuşatmak için daha iyi bir yol var mıdır, ellerim uğraşmaktan kıpkırmızı oluyor, yazık onlara :( Her zaman yaptığım gibi Hamuru önce küçük parçalara ayırıyorum sonra üzerine azıcık bebe yağı döküyorum, yumuşayana kadar eziyorum ama bunun kolayı olmalı bu çile bitmeli.
Çileeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee

Hadi elleri de bir kenara bırakalım, bende bu gez göz arpacık kabiliyeti yok gibi, evet evet böyle hissediyorum. Birşeye başlıyorum ama kontrolü ben de değil. Kafayı modellerken şundan ilham aldım da şuna benzedi gibi bir cümleyi kurmam çok zor , resmen sonuç "süprizzzzz" diye karşıma çıkıyor. Daha çok çalışmak lazım belkide.
Modelleme yaparken yine çok uzun zaman önce bulduğum bu  MODEL RESİM 'lerinden yararlandım.

 Bu sefer içi için ne gazete kağıdı ve alüminyum folyo kullandım. Onlar yerine peçete kullandım, Şekillendirmesi ve bantladıktan sonra bile hakimiyeti daha kolaymış neden daha önce aklıma gelmediki...
 Geçenlerde de birşeyler yaparım diye oturmuştum  masa başına sonra yine birşey çıkmayınca bari alt yapı hazırlayayım demiş ve gözlerini hazırlamıştım.İyi de yapmışım hop kullanıverdim işte.
 Yaklaşık 8 takım göz hala var istediğim zaman kullanılabilir. Amacım tüm pişirme işlemleri bittikten sonra simler ve boyalar ile göz efekti oluşturup, üzerini şeffaf malzeme ile bitirmek. Bakalım temennimiz bu yönde.



 Saat 20:00 da başlayıp, 23:15te bitirdiğimi düşünürsek, öyle herşey kolay değil, sabır lazım arkadaş.
Fırında geçen sürede zil sesi ile dolduğuna göre gece uzun :)
 Uzun gecenin sabahında makyajı bitmiş ela gözlü bir model...


7

26 Kasım 2013 Salı

keyfini unutmusum resmen...

Bir güzel insan var böyle beni sürekli gaza getiren ki baş harfi kilpi:)
 Şöyle bir bakiyorum da aylar olmus elimi sürmemisim ama şuan tam zamanıymış dün degil yarın degil bugün. Unuttuklarım, aklımda kalanlar ,hissettiklerim ve hissetmediklerimle yaşanan günler. (Alicim noldu bizim iş diyebilirsin ama kafa böyle olunca bi es vermek zorunda kaldım.)



13 Ağustos 2013 Salı

Bir masam olsa bir atölyem olsa...

Mazeretler mazeretler...Çok uzun zaman oldu ben hiç birşey yapmayalı. 
Tembel miyim? 
-Yani bazen deli tembel olabiliyorum...
İsteksiz miyim?
-Arada depresif bir manyağa dönüşebiliyorum...
Zamanım mı yok?
-Hayır zamanım var...
Eee ozaman?
-Yerim dar...




28 Eylül 2012 Cuma

Mr.E'nin Objektifinden Kırmızı



 Benim telefonum da çekiyor evet haklısınız  böyle değil:) Ee tabi ben böyle  söylene söylene sonunda biri çıktı ve kurtarıcam seni bu piksel sorunundan ve akıl almaz flu'luktan diyerek Kariyan ile Romiranın resimlerini süper ötesi fotoğraf makinasıyla bu güzel karelere sığdırdı:) Ve günün kahramanı olmayı hakketti :)
Teşekkürler Mr.E



12 Ağustos 2012 Pazar

Yaşasın ne harikasın dünya(!)

Evden gözler fışkırıyor :) Buaralar o kadar çok göz çalışması yapmışım ki nasıl nereye yerleştirsem bilemedim. İş hayatımda olduğu gibi evdeki hobi hayatımda hala tam yerleşebilmiş değil. Farklı bir malzeme ortaya çıktığı anda heryer darmadağın oluyor! Ama düzelticem ,demekki bir organizasyon eksikliği var- seni yenicem dünya seni yenicem- o kadar ;)
Şimdi size bu gözleri nasıl yaptığımı anlatayım:
Aslında herşey deneme yanılma oldu gibi birşey. Yani birşeylerin nasıl yapılacağını öğreniyorum ama püf noktasını hiç kimse paylaşmadığı için ilk ürünler hep bozuk oluyor. Tabiki kimse paylaşmak zorunda değil ama yani ben şimdi burada püf noktasını yazsam neolur yazmasam neolur. Oyüzden ben yazma taraftarıyım.
Baştan başlayalım:
* İlk Aşama : Makin'sClay ile alt yapı oluşturdum. Sizin kolayınıza nasıl gelir bilmiyorum ama ben yuvarladığım hamurları tombul solucanlar haline getirip uclarını keserek yapıyorum. Daha sonra bu yarım küreleri biraz düzeltip tepe noktalarına hafifce bastırarak düz hale getiriyorum.(Bu noktalara yukarıda görmüş olduğunuz daha önceden baskı aldığım göz bebeklerini yapıştırıyorum)
*İkinci Aşama: Cadence+ Akrilik Beyaz boya karışımı. Şimdi Cadence 100 kat vernik/resin daha önce de anlatmıştım bu malzemeyi. İncelediğim bloglarda resin malzemeye akrilik boya karıştırılabileceğini duymuştum ve beyaz akrilik boyayı karıştırarak ilk denemeyi bu gözlerde yapmaya karar verdim. Cadence'in iki malzemesini aynı oranlarda bir kaba döktüm ardından birazda beyaz akrilik boya katarak karıştırmaya başladım. Şöyle bir sonuç aldım: Beyaz tam karışmamış kılcıklar. Yani okadar karıştırmama rağmen o kılcıklardan kurtulamadım. Demek böyle oluyor diyerek gözlerin üzerini bu malzeme ile kapladım-not: Cadence verniği önce 5-10 dakika karıştırıp koyulaşmasını sağlayıp ikişer üçer dakika dinlenmeye bırakırsanız malzemenin yavaş yavaş kıvam aldığını görebilirsiniz- Bu şekilde 4 çift göz yaptım ama içime sinmedi. Tekrar denedim ama bu sefer önce cadence karışımı hazırladım 5-10 dakika karıştırdım. Ardından karışıma beyaz akrilik boya ekledim. Ve sonuç mükemmel ,bu karışımda homojen bir birliktelik sağlandıki istediğim buydu. Bunları da gözlerin üzerine uyguladıktan sonra kurumaya bıraktım.
*Üçüncü Aşama: Gözleri kağıtlardan ayırma. Ben güzelce keserek uzaklaştırdım kağıtları. Sizinde aklınızda olsun bu kare kağıtları kullandığınızda kağıdın üzerine yapışan gözleri eksenleri etrafında rahatca çevirebiliyorsunuz.
*Dördüncü aşama: Ben henüz bu aşamaya gelemedim ama şeffaf  3 boyutlu malzeme(Plaid Medium) ile göz bebeklerini tamamlamayacağım. Başarabilirsem iş çıkışı kemeraltından bu malzemeyi alıp 4. aşamayı da tamamlamış olacağım. Not: Cadence resin de uygulanabilir ancak hem sarı dokusu hem de köpüklenen yapısı ile istenilen görselliğe ulaşılamıyor.Hım bir de malzemeyi bazen doğru oranlarda karıştıramayabiliyorsunuz. Kilpi ile yorumlaşırken Plaid malzemeyi önermişti:" 3 boyutlu, şeffaf,  karıştırmaya gerek yok" Ben de denemeye karar verdim bakalım :)

9 Ağustos 2012 Perşembe

Sıfırdan başlayıp sonsuza ulaşmak gibi

"Linda Macario






Not: Dünya keşke bizim istediğimiz gibi şekillenebilecek bir yer olsa. Kukla yapmayı kendime göre birşeyleri değiştirebildiğim için seviyorum ki mimarlık için de bu geçerli. Ne kadar anlamlı bilmiyorum sonuçta bu konuya birlerce bakış açısı gelebilir ama pozitif düşündüğümüz sürece neden daha güzel şeyler olmasın...
Sokaklarda insanlar ölüyor, savaşlarda insanlar ölüyor, dünya ölüyor ve herşey pis insanlık yüzünden...Ölen insanlara üzüleceğimize ölmelerine izin vermesek olmaz mı?
"Ben ağladığımda kendisi de ağlamaya başlayan annem ,öldüğümde ne yapacak; o çocukların anneleri gibi  yine benim için ağlayacak..."

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Ben sana hayran sen cama tırman

 "Kate Church" aslında bu figürleri canlı canlı görmek vardı ama kısmet(!) işte hayatta herzaman insanın istedikleri olmuyor.  Napalım biz de şimdilik resimlerine bakarız:)



Kaside

Elinde Bursa çakısı,
Boynunda kırmızı yazma;
Değnek soyarsın akşamlara kadar,
Filya tarlasında.

Ben sana hayran,
Sen cama tırman.

Orhan Veli

2 Ağustos 2012 Perşembe

Ayaklar şenlensin :)

Öncelikle blogları gezer iken beni şoklara sokan  "Fashion Doll Shoes" sitesini size tanıtmak istiyorum.
Şimdi bir iş yapıyoruz bari doğru yapalım diye bayağ acemi uğraşları veriyorum, buarada da işin hakkını verebilmek için bayağ araştırmalar yapıyorum. Görmüş olduğunuz link bugün pinterestte dolaşırken karşıma çıktı ve öyle bakakaldım ekrana. Tabi sitede görmüş olduğunuz ayakkabıları yapmak için o ergonomide ayak lazım ki ben romiranın ayaklarını ona göre yapmamıştım- ben ayakları yapabildiğime şükrediyorum adam bi de topuklusunu yapmış-neyse ellerine sağlık ne diyeyim :).
İşte ben dde elimden geldiğince birşeyler yaptım ,diyorum ya geliştiriyorum yahu :)
Biraz çin işi de olsa ben sevdim :) aslında başka fikirlerim vardı ama kader işte ; hayat sen planlar yaparken başına gelen şeylermiş. :)

Romiranın Rafta yer almasına bir adım kaldı: Ellerinin kaplanması. Hala fikri olan yok  mu?


merak ettim diyenler