25 Mayıs 2011 Çarşamba

http://www.oncewed.com/

Aslı-Ali ve gezmelerimiz

Hergün çok çok çalışıyorsam da bazen değişiklik şart.İşte farklı bir seçim yaparak o haftasonu menemene geleneksel haftasonu aile ziyaretine gitmedim dedimki durun bir bakalım bu nedir birazda kendime zaman ayırmalıyım artık.Cuma gecesi 01:00'a kadar çalışarak projeyi sonlandırdım rahatladım.Ertesi sabah kalktım kışlıklar-yazlıklar değiş tokuşunu gerçekleştirdim veyeni evli arkadaşımın -iş arkadaşım emel-evine ziyarete gittim.Muhteşem bir pasta ile ağırladı beni,tadı hala damağımda diyebilirim.Ziyaretin kısası makbul diyerek bornova foruma doğru yol aldım.İzmir güzel,hava güzel diyerek benim gibi herkes gezmeler de olunca bir kalabalık bir sıkışıklık zor vardım forum'a- buarada aklıma geldi emele giderken beni fellik fellik dolandıran ama istediğim adrese ulaşamayım diye elinden geleni yapan taksiciye sövmeyi bir borç bilirim-Forumda Aslı uzunnnnnnnn bir kuyrukta Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar'dan imza alabilmek için bekliyordu. Buarada bir es vermeliyiz dinleyin bunu Uğur Amca için tıklayın Uğur Amca evinize gelsin:)Çok süper adam ailecek-Aslı ve Ben- seviyoruz.Aslında Aslı ile hayalimiz Uğur amcaya bu şarkıyı söylemekti ama DNR görevlileri beni ortalıkta istemedikleri için-imza kuyruğuna girmediğimden dolayı-bizim şarkı fikri yattı.Sonra bir baktık Turgut Erat aaa hadi resim çekilelim dedik ve işte aşağıdaki resim Ali tarafından an'a kaydedildi.

Ardından eve gidildi Aşkın 500 günü filmi tarafımızdan izlendi.yani biraz zorladı ama güzeldi.İzlemezseniz hayattan çok fazla şey kaçırmazsın diyebilirim ama sakın filmi izleyenler kızmasın bana bu şahsi fikrim offf gerdi beni gerdi :) Böyle bir gergin gecenin ertesi günü biz neyaptık Kordonda Nefis bir kahvaltı.Çok keyifliydi kesin bunu yapılacaklar listenize eklemelisiniz.Not: o gün bana dil çıkaran ufaklık yerim seni oğlum:)
Ardından hiç durmadan müze gezileri yaptık İlk durak yeni açılan İzmir Mask müzesi.
Gidin gezin görün giriş yetişkinlere 4tl öğrenciler 2tl-bence bir öğrenciye 1tl olmalı hatta bedava olmalı.Ve biliyor musunuz bir de Atölyeleri var ne kadar hoş ben de katılmak istiyordum ama akşam 7de bitiyormuş haftasonları da ben doluyum of off.Neyse ben öğrenirim kendi kendime nolcak yaaa.
Ardında Atatürk Müzesine gittik.2002 eylül ayından beri İzmirde yaşıyor sayılırım ve allahım ben neden gidemedim bu güne kadar.Birincisi giriş ücretsiz,ikincisi haftasonları açık,üçüncüsü müzeyi farketmen için bukadar göz önünde bulunan başka müze yok.
Diğer durağımız İzmir Agora ,yıkık dedik viran dedik ne varki burada iki tanecik sütun dedik,yine yıllar sonra bir de gittik bizim tarih iki katlıymış,sutünlar görünenin 10da 1 imiş.Tamam değil mi belleğe alındı ilk gidilecekler listesinde:)
Ve son olarak artık ölmüş bitmiş yorgun insanlar olan biz-Ali,Aslı,Funda-İzmir Oyun ve Oyuncak Müzesinde gezimizi tamamladık.Keşke çocuk olsaymışız biz :)
Gezdik gezdik bitmedi gezilecek İzmir.Ama devam edeceğiz durmak yok hadi siz de bir bakın belki sizin de canınız gezmek ister:)Tıklayın hadi:)

maket köye gezi

http://www.didimli.com/maket_koy.htm

düğün

http://www.thesavannahweddingplanner.com/

1

http://roseminuscule.blogspot.com/

22 Nisan 2011 Cuma

Yeni bir blog

Böyle blogları seviyorum,öğretin bize ne nedir,nasıl yapılır,niye yapılır, al işte kafamdaki tüm kitre imajı değişti.Kendi adıma teşekkür ediyorum.Ben ki araştırmasız kitrenin geleneksel bebek yapımı olduğunu düşünürken onun aslında bir malzeme olduğu olgusuyla ayağımın altındaki zemin resmen kaymış bulunmakta.Zaman azlığından hala tam olarak inceleyebilmiş değilim ama inanıyorum ki sizler benden önce inceleyip bana bile anlatırsınız.
Bakın bakalım bu yeni blog bizlere neler kazandıracak.Nasıl bir el emeği bu ürünler,ellerinize sağlık diyorum.

Hediye süsü

Bu bilekliği dün akşam yaptım.Geçenlerde anneme bir hediye aldım allahım hediyeden büyük süs takmışlar nasıl komik görünüyor.Çıkardım süsü-resimde gördüğünüz beyaz bileklik zemini ; bahsettiğim süsün bozulmuş hali oluyor- kestim önce sonra yaktım uçlarını açılmasın diye.Bir de bazen iş çıkışı Alsancaktan Konak'a yürürken malzeme alıyorum kenarda duruyordu onları kullanayım dedim.Oldukça kullanışlı uçta gördüğünüz malzemeler, kumaşın ucuna takıp kıstırıyorsunuz.Sonra sadece klips ve halkaları takmak kalıyor size.Tabi kurdale çiçekler ve kancalı boncuklarda var.Ben beğendim hatta hemen taktım bugün.

Yine dağıttım değil mi kukla konusunuz.Yok yok merak etmeyin haftaya onu da ekleyeceğim.

Ananem için:)


İnanır mısınız ben bu fotoğrafları cep telefonumla çekiyorum.Bu kadar yakından çekebilmesi çok güzel ya şimdilik fotoğraf makinası almama gerek yok demekki:)
Bu gördüğünüz yavruağzı küpe ve broş takımı başlıktanda anlayacağınız üzere ananem için yaptım:) Kendisi kokoş bir İzmir hanımefendisidir. Yani eskisi kadar olmasada süslüdür:) Ruju vardır,ojeleri vardır her daim:) Tontoş bembeyaz süper bir ananedir kendisi-allah uzun ömür versin- şimdi ananem küpe takamıyormuş diye yakınınca annem!!- işte böyle bir aileyiz- dedim ben eskinin kıskaçlı küpelerinden yapıveririm hemen neolacak:) Önce aşağıda gördüğünüz küpeleri yaptım.Sonra baktım böyle minicik iki küpeyle olmayacak bir de broş yapayım ben kokoştur benim ananem onu da takar-buarada öyle yolda ya da otobüslerde gördüğünüz saçları yapılı ananeler gibi değil doğal tontoş benimkisi-işte sonuç olarak böyle şeker bir takım oluştu.Allam Aslı diyor ben de isterim,iş arkadaşım aynı şekilde,ee muhtemelen akşam eve gidince annemde isteyecek, fabrikasyona bağlamıyacağım işte sizler için farklı yaparım bayanlar onlar ananemin.



Dip Not: Hani üzgündüm bir süre birşey yazamayacağım diyordum.İşte bazen evde tatil ilan edilince ben hemen sarılıveriyorum malzemelerime haberiniz olsun.

14 Nisan 2011 Perşembe

Mutsuzum

Bu kediciği hatırlayan var mı:( İnşaat mevsimi dolayısı ile sabah çalışmalarıma, akşam ve haftasonu da eklenince blogumdan uzak kaldım.Evde de zaman yokluğundan hiç birşey yapamıyorum.Geçen gün ceketimin düğmesinin biri kopmuş zamansızlıktan dikemedim de gittim diğerini de ben kesip koparttım 4 yerine 2 düğmeli oldu ceket, ufff mayıs 20sine kadar kapana kısılmış durumdayım yani. Siz benim yerime de tasarlayıp yeni şeyler yapın olur mu :)

6 Nisan 2011 Çarşamba

Annem başladı ben bitirdim

Her hafta sonu biliyorsunuz ailemin yanına gidiyorum.Orada otur otur nasıl canım sıkılıyor anlatamam.4 yılın sonunda dedimki-yuhh 4 yılı şuan farkediyorum öyle tombul topalak oturmuşum tv karşısında-eh artık ben buradaya da malzeme falan alayım da birşeyler yapayım.Evdeki tellerimden orayada aldım,babam kumaşlar getirmişti onları çıkardım.Annem Belediyede kurdale kursuna başladı onun yaptıklarına sardım falan derken herhafta birşeyler yapmaya başladım,zaten kendi evimde de yapıyorum diye düşünürsek herhafta daha çok şeyler yapmaya başladım olarak düzeltebiliriz cümleyi. Aşağıda gördüğünüz kılıfı da çift taraflı elde diktim.Hiç bir dikiş dışarıdan farkedilmiyor. Aslında bunu daha önceden yapmalıydım bir türlü kılıf alamadım kendime bazı anlarda alışveriş özürlü oluveriyorum. Neyse ben yaptım oldu işte:)
Pembe kurdalesini annem bana öğretmek için başladı bende bir kaç yaprak daha kıvırıp son haline getirdim.Birde yeşil yapraklar ekledim ve bu sevimli kılıf ortaya çıktı.Hiç yanımdan ayırmıyorum diyebilirim.

Yeşil çiçek

Yani kurdale işleri beni benden alıyor. Ben bunları kumaş üzerinde görmekten hoşlanmıyorum.Üzerinize alınmayın ama -mükemmel tasarımları hariç tutarak-diyorumki kumaşların üzerinde iyi durmuyor bu güller çiçekler.Kumaş üzerine yapılan kurdale dikişleri anlıyorum aman off bilemedim kimseyi de kırmak istemiyorum ki.Başta benim annem yapıyor bu işi:) Asıl konumuza dönelim.Eskidende güller yapabiliyordum ama annemin kursa gidip öğrendiklerini bana öğretmesi ile çıkan ürünler daha mutlu eder oldu. Gördüğünüz yeşil güllü yüzüğü Aslı için yaptım.Önce dedimki off yeşil gül mü olur,sonra da dedimki neden olmasın:) Aslı çok beğendi.Umarım siz de beğenmişsinizdir.
Not: Ya bende çok beğendim ama takabilmek için kendimi hazırlamalıyım öyle her beğendiğimi giyip takamıyorum.


merak ettim diyenler