25 Temmuz 2011 Pazartesi

ve Final

Aman tanrım kurdale yetmeyecek,yok acaba çok mu küçük, kumaşı çok mu sönük derken bitiverdi yastık.
Hatta geçtiğimiz haftasonu görevini yerine getirmek için kuzenime teslim ettim ve bir süre için yastık başlığını kapatmış oldum.Artık kuklalarıma geri dönebilirim.
Not: Bizim nişanlı çifte bir ömür boyu mutluluklar diliyorum...

22 Temmuz 2011 Cuma

Yirmidört ile pastaları

Çok klişe ama evet hala hayatın anlamını arıyorum,açıkcası bana göre hiç bir anlamı olmayan bir olaylar bütünü halinde işleyen bir çarkın içerisindeyiz ve anı yaşıyıp geleceği kurgulayıp hepimiz kendi hayat çarkımızda evciliğimizi oynayıp ölümü bekliyoruz. Not: herkesin düşüncesine saygım var ve sakın bu yazdıklarımı dinen yorumlamayınız.Bunlar benim düşüncelerim ve tabiki katılmak zorunda değilsiniz.Neyse bunları düşünürken http://yirmidort24.blogspot.com/ yirmidört diye bir blogun linkini kaydettiğimi farkettim ve acaba neydi ki diye okumaya başladım.Blogun sahibi Çiğdem Evrandır.Pastalar yapıyor ve yaptıklarını belki tarifleriyle değil ama duygularıyla paylaşıyor.Ben çok cana yakın buldum.Derseniz ki ee bunun konumuzla ne alakası var şöyleki kendisi yıllarca başka işlerle uğraşıp sonra kendini farkedip pastacı olmaya karar vermiş. Neyse bence bunları ben anlatmayayımda siz okuyup tanıyın onu.

10 Temmuz 2011 Pazar

sona bir kala

Hayatta herşey okadar ani ve hızlı ilerliyorki yetişemiyor insan.Sallana sallana yapımına devam ettiğim yastığın bitimine çok az kaldı. Birkaç kurdale ile sanıyorum ki bitmiş olacak.Bakalım bizim kız beğenecek mi:) O mor istemişti ama ben mordan daha renkli bir yöne kaymışım ki gerçekten yanlışlıkla oldu:)









28 Haziran 2011 Salı

uydurdum uydurdum diktim:)

Gördüğünüz çiçekleri dün gece yaptım,nayapsam ne etsem, uydurdum uydurdum diktim inciler ile süsledim ve açıkcası pek beğendim:) tabi hala bitmiş değil bakalım:)

24 Haziran 2011 Cuma

Bankada kariyer yapmış yüzük

Blogumu arkadaşıma gösteriyorum ve yorum: ee hani yüzüğümün fotoğrafı,peki hemen ekliyorum ve karşınızda:)

yavaş yavaş alışıyor göz

Farkettim ki işledikçe alışıyor göz.Öyle keltoloş olunca hiç birşey anlaşılmıyor.Buaralar çok komik şeyler yaşıyorum;dün kemeraltına gidip kurdale alalım diye iş arkadaşıma söz verdim,sonra akşam üstü arayan arkadaşıma aaa olur kemeraltına geliyorum orada görüşürüz diye söz verdim,sonra çok sevdiğim bir arkadaşımı bu sözlerim dolayısı ile geri çevirdim, buarada mesai bitiminde işten de çıkamadım, o arada kemer altında bekleyen arkadaşım ben bekleyemeyeceğim benim başka işim var yarın görüşürüz dedi,ben hala iş yerindeyim tabi. Sonra biz kemeraltına gittik buara geri çevirdiğim arkadaşımı aradım ya benim tüm ayarlamalar iptal oldu istersen görüşelim dedim,o da aa ben eve gidiyorum başkasına söz verdim dedi ve sonuç olarak ben paşa paşa evimin yolunu tuttum:)Neyse eve gidip aldığım kurdaleler ile işlemeye devam ettim:) Bir de iş arkadaşıma yüzük yaptım,az önce bankadan geldi diyorki: Bankadaki herkes yüzüğe bayıldı:) ne güzel birşey güzel yorumlar almak.
Not: Bunca komik olayların üzerine sabah bilgisayarın güç kaynağını ayağıma düşürdüm.buz torbası koyduk oturuyorum.Evren bana birşeyler anlatmaya çalışıyorda ben mi anlamıyorum acaba?

23 Haziran 2011 Perşembe

çok mu cikcikli oldu bu?

Hatırlarsanız 2 önceki yazımda yastığın bir önceki aşamasını paylaşmıştım sizinle.Şimdi bilemedim niye içime sinmedi anlamadım acaba çok mu cikcikli olma yolunda ilerliyor.Daha mı sadece olmalıydı. Bu gün kurdale alacağım bakalım umarım daha güzel bir hal alır.Diyorum ki şu incilerin alt yaprakta olanlarını çıkartsam mı.Kararsızım ya nasıl birşey bu: iş birinin beğenisi için tasarıma gelince kilitleniyorum. Yarın yeni resimlerini de ekleyeceğim.Dün akşam karşı köşeye de motifin daha küçük ve daha seyreltilmiş halini işledim. Belki de ben bu kurdaleleri işlemeye başlayınca gösterecek kendini.Ben bu kadar yapıyorum da bir korkum daha var: ya yüzükler farkedilmeyecek hale gelirse:):)

16 Haziran 2011 Perşembe

minicik şirin düğmeler




mini mini düğmeler mini mini takılar yapmış ben de yapıcam ne kadar güzel şeyler bunlar:)

DÜĞMECİKLER İÇİN TIKLAYIN GEZİN GÖRÜN:):)

Doğarken ağladı insan

Şuan radyoda bu şarkı çalıyor ve düşünüyorum ne kadar ilginç değil mi hayat; ağlıyoruz gülüyoruz,küfrediyoruz,öfkeleniyoruz,lanet ediyoruz,mutluluktan uçuyoruz,kinden kuduruyoruz ve bütün hepsini aynı bünye oluşturuyor yani bizler,neyse ilginç düşünsenize ortalama 60-70 yaşına kadar yaşayacak olan bizler daha neler neler yaşayacağız ne çığlıklar atacağız,ne düşler kuracağız ya da kuramadan öyle bir gün öleceğiz...

Neyse zaman buldukca arkanızda güzel birşey bırakmayı unutmayın ki siz olmasanızda gülümsesin ya da kızsın insanlar bu hayat böyle sürsün...

Aşağıdaki yastığa dün başladım,kuzenim için ki ilk siz görüyorsunuz daha o görmedi.Bakalım ilerledikce resimleri koymaya devam edeceğim.Not tavsiyelerinizi de bekliyorum:)

14 Haziran 2011 Salı

Ahşap Çerceve Kukla Tiyatrosu

AHŞAP ÇERÇEVE KUKLA TİYATROSU Blogu ve AHŞAP ÇERCEVE web adresinden yeni bulduğum kukla tiyatrosunu incelebilirsiniz.Aslında bugün internette radikal gazetesine bakarken karşılaştım baktım inceledim ve sizinle de paylaşmak istedim.Tabiki internetten onlara ulaşabilmek çok güzel ama sanırım birkere gidip izlemek herşeyden daha güzeldir.

30 Mayıs 2011 Pazartesi

fimo ve küçülen kağıt

Hala küçülen kağıdı anlayabilmiş değilim.Anlayanlar beri gelsin. Fırına koydum, dakka bir gol bir hemen küçüldü diyebilirim.Paketin üzerinde tekrar tekrar pişirerek şekil verebilirsiniz yazıyor ama korkuyorum deneyemedim.Benimki şekil almaz çıldırtır bir de. Neyse gördüğünüz 4 adet küpe olarak tasarlanmış pişmiş küçülen kağıt parçaları gerçek birer bir küpe olmayı-prenses olmak gibi bir cümle-bekliyordu ki hepsini yere düşürerek bir tanesini kaybettim.Artık bir takım daha yapılacak kaçışı yok.

Yukarıda gördüğünüz fimo tasarımı ise henüz bitmedi.Yani pişti falan ama anlaşılan o ki ben bu fimoyu da anlamamışım.Şimdi pişti pişmesine de 130santigrad derecede 15 dakika değil 45 dakika pişti ve hala bükülebiliyor ,tabi çok büyük kuvvet uygulamadım ama ne biliyim taş gibi olmasını bekliyordum.Bu tasarımı kolye olarak hazırlamıştım ama aerodinamiği boyuna pek uymadı acaba büküp bileklik mi yapsam diyorum karar veremedim.Ama hoşuma gitti biraz daha ince çalışabilir isem ve bir de tam pişirebilirsem tam randımanlı bir çalışma olacak.
Siz nedersiniz? :)

merak ettim diyenler