23 Eylül 2010 Perşembe

Yeni bir yüz buldum


Hala yeni bir kuklaya başlamadım ,yani evet araştırmalar içerisindeyim ama şu insanın içindeki "ay ben yapamayacağım galiba " duygusunun üstüne çıkmak zaman alıyor.Deneyerek, öğrenerek, araştırarak, dokunarak diyorum ; ilerliyorum, başlıyorum ve GÜM!!! ben en iyisi mi biraz ara vereyim diyorum ve haftalar geçiyor.Sanırım kişisel yapım bu ,birşeye başlarken ben aslında hep korkuyorum, mimari hayatımda da böyle.Mesela : projeyi ilerletebiliyorum ama bana baştan bir proje çıkar deyin,hadi bir deyin; işte ben o anda kitleniyorum.Genelde bunları yatmadan önce düşünürüm-sanırım herkes böyle yapar- hayatım nasıl olacak bir iş seçtim ilerliyor muyum,hobilerim var neden oturup dizi izliyorum,şöyle bir bina mı yapsam,yok en iyisi ertelemek; aslında sonuçu herzaman biliyorum ama genelde farketmiyordum-aaa nasıl farkedemezsin diye sormayın- insan kendinde olan eksikleri farkedemiyor işte.Benim de bir gün günüm gelecek diye bekliyor gibiyim, ne dersiniz gelme ihtimali var mı? ;)
Sürekli araştırmalar yapıyorum diyorum ya, işte yukarıdaki linkte onlardan biri nekadar görsel doygunluğa ulaşırsak okadar büyük başarılar elde edermişiz gibi geliyor ve ne buluyorsam sizinle paylaşıyorum :) Umarım siz de benim kadar keyif alırsınız.

14 Eylül 2010 Salı

Blogumun gidişatı


http://gostoqsediscute.blogspot.com/
Aslında bu blogun sadece kuklaya yönelik olmasını istiyordum ancak kendimi durduramıyorum,dekoratif özellikteki web siteleri aklımı çeliyor bir bakıyorum ki kayboluvermişim:) Sizin de çok beğeneceğinize eminim bir gezin bir bakın diyorum:)

13 Ağustos 2010 Cuma

du buh du


Videolar

http://www.nartube.net/151df7495e:jwjCF2h95Lk.html

Minik minik ince ince işleyip nasıl olduğunu anlayamadan elden çıkan mucizelere bakarken buluyorsunuz kendinizi:)

Masadakilerle harikalar yaratmak

Bu Masada gördüğünüz malzemeler ile diğer masada gördüğünüz porselen yüzün yapabiliyorsanız ben sizi ayakta alkışlarım:)
Aynen bu resimleri siteye ekleyin sayın yetenekli insanı ayakta alkışladığım gibi

22 Temmuz 2010 Perşembe

Bambaşka

Bu sefer gerçekten bambaşka bir proje ile karşınızdayım.Daha önce de söylemiştim bir sepet yaptığımı ki elimi kolumu bağlayan sepetim diye hatırlayabiliriz:) Nihayet bitirdim ve bugün asıl sahibi canım arkadaşım Emel'e devir teslimini yaptım:) (Not: Emel 8 Ağustosta evleniyor ve umarım hayat boyu hep mutlu olurlar.)
Şimdi gelelim sepetimize,
İzmir'in güzel beldelerini gezip görmüş olanlar bilirler Menemen girişinde testi ve sepet sergileri olur.İşte bende onlardan birine girerek aşağıda gördüğünüz bu güzel sepeti seçtim ve aldım.
Ufak bir pazarlıkla(ki benim pazarlık tecrübem sıfırdır,babam sağolsun yanımdaydı) 5tl'ye aldım.
Ardından Emelin aldığı perdelik kumaş ,organze tül ve kurdele ile bu çiçekleri yapmaya başladım.Sonunda baktım ki çiçekler beni yormaya başladı,sepetin kaplaması ile devam ettim.

Aşağıda gördüğünüz fırfırlı uçları kurdaleli organze tülü 4 aşamada yaptım,birincisi uzun tül kesilir uçları elde makine dikişi ile saçaklar içeride kalacak şekilde dikilir.
2.Aşama tekstil yapıştırıcısı ile uçlarda gördüğünüz kurdale yapıştırılır ki kurdalenin üzerine iz olmasın.
3.Aşama elde edilen tül ikiye katlanıp pileli bir şekilde teğel geçilir.
4.Aşama sepete sabitleyebilmek için organze 3 parmak aşağıdan kurdale kuşak dikilerek tamamlanır.

Buaralarda farkedileceği gibi fotoğraf çekmeyi unutmuş olmanın verdiği bir eksiklik ile sepetin nasıl kaplandığını göremiyoruz :) Perdelik kumaş ile kaplamayı yaptım ve ince bir ayrıntı: sepeti her parçası demonte edilebiliyor,isterseniz çıkarıp makinada yıkayabiliyorsunuz.Bunun içinde çırtçırt bantları kullandım.
Son olarak baktım ki incilerle süslemek istenen bir hareket,bir inci kolye ile bir çok yerine süslemeler yaptım.


Ve son olarak dün geceyarılarına kadar uğraşıp tüm çiçeklerini ve incilerini de ekleyip bu sepeti tamamladım.
Sayın Emel Hanım ve Tekin Bey herzaman mutlu olmanız dileğiyle:)

(Bu da Dip not olsun: Hayat tarzıma çok ters olan bu sepeti biri mutlu olacağı için zevkle yaptım:))

21 Haziran 2010 Pazartesi

Gözler
















*TV karşısında bir karpuz

Sizinle bugüzel linkleri paylaşmayı seviyorum.
http://www.10marifet.com/ sitesini artık herkes biliyor,siteyi hergün aksatmadan ziyaret ettiğimi itiraf etmeliyim.Bunu tasarıma düşkün herkes yapmalı belkide:) çok farklı ve her konuda sizden birşeyler bulabilirsiniz.
Galasmagayı da 10 marifetten paylaşmışlar nekadar da güzel yapmışlar.
Bu aralar kukla yapmadığım ya da yapamadığım için çok üzgünüm.Sanırım bu aralar hayata cephe aldım böyle tv karşısında oturan karpuz gibi birşey oldum.Silkinip hayata geri döneceğim günü bekliyorum.



Ek olarak aşağıdaki aletleri koydum ki bunların benzerlerini daha önce anlatmıştım,evde yapılabilir demiştim.

8 Haziran 2010 Salı

Yeni Keşifler

http://forestrogers.typepad.com/

wauw diyebileceğim nitelikte modeller.Tamam onlar kukla değil model ama bu nasıl bir yetenek,bu nasıl bir görsellik.Eserlerin sahibini gerçekten ayakta alkışlıyorum.Yok malzemesi çok yok boyası çok,bunların çok dışında onun yeteneği çokmuş diyebiliriz:)
Yani hernekadar kukla olmasalarda referans olarak görüyorum ben onları.Çünkü bazen yok bunlar kukla değil deniyor,tamam değil ama kukla olabilecek yetenekteler:)


Benim de bir ormanım olsa böyle içinde periler dursa.Kanat tasarımları da ayrıca bir alkışı hakediyor.Evet ozaman ikinci hedefimiz neymiş "kanatlı kuklalar yapmak".

Genel olarak bir karış boyunda olduklarını düşünüyorum.Siteyi mutlaka incelemelisiniz çünkü koymadığım daha bir sürü çalışması var:).

http://forestrogers.squarespace.com/galleries/faerie-gallery/

7 Haziran 2010 Pazartesi

Başlangıç için hamurlar

Aslında geç kalınmış bir başlangıç bu.Şüküfeyi size anlatırken bir sürü malzeme ismi yazmıştım.
Tabi öyle yazmakla olmuyor görmekte önemli,buyüzden size bu malzemeler tanıtmak istedim.
Malzemelere yabancı değilim ama kullanım açısından ben de biraz acemi sayılırım.
Mesela Fimo ile başlasak,ilk deneyimimin tam bir facia olduğunu açıklayabilirim:)

Gecenin bir yarısında hazırladığım bembeyaz fimo hamurlarını pişirmeye çalışan ben 250derecede ısınmış fırına fimolarımı atınca onların da gevrek gibi kahverengi bir hal almaları kaçınılmaz oldu.Eee siz de benim gibi gecenin bi yarısı internetten bakıp napıcam olur işte 250 derecede derseniz minik minik kabarık pişmiş kahverengi bir sürü hamurunuz olur.Hala kendimden utanıyorum ki Fimo hamur paketlerinin üzerinde 110 derecede pişirin yazısını görmemişim:)Siz siz olun önce paketleri inceleyin.


Bir diğer malzememiz efaplast Eberhardfarber,fimonun aksine malzemeyi pişirmenize gerek olmadan kendisi 24 saat içinde hava ile kurumaktadır.Tabi hava çok sıcak ise daha siz modele çalışırken ufak ufak kuruması kaçınılmaz diyebilirim.
Şüküfenin tüm vücut ve kafa malzemesi bu kildi.Yanınıza bir kase su alıp elinizi azar azar ıslatarak rahat birşekilde çalışabiliyorsunuz.
Ve bir bakmışsınız ertesi güne kurumuş.Eğer çok yetenekli olup düzgün yüzeyler elde etti iseniz kuruduğunda elde ettiğiniz his çok güzel diyebilirim.Kadifemsi bir soğukluk:)


Ve gelelim son malzememize;Supersculpey: fimo benzeri pişirilen bu hamur ten renginde olduğu için model aşamasından sonra çok fazla boyama gerektirmiyor.Ben de henüz mıncık mıncık inceleme fırsatı buldum diyemem ama 1 kuruş büyüklüğünde iki adet el yaptım ve sonuçtan gayet mutlu olduğumu söylebilirim.

Başlamadan önce malzemeler

Malzemelerinizi aldığınız heryerde bulabileceğiniz bu 8li şekillendirme takımı genel olarak size yardımcı olacaktır.Yani bence küçük ölçekli çalışmalar için okadar da yararlı bir takım değil:) itiraf ediyorum:) Ama yine de elinizin altında olmasında yarar var.Aşağıda gördüğünüz takımlar bende de yok ama yapımlarının kolay olduğunu düşünüyorum.Öyle almaya falan gerek yok oturun evde bir tel birde artık nasıl bir malzeme olursa olsun kolay kavrayabileceğiniz çubuklar ile bu takımları kendiniz oluşturun.Bu takımın çok yararlı olacağını düşünüyorum.Bakalım ben de kolları sıvayıp bir takım yapsam iyi olacak.
Yalnız şu malzeme bulma işi canımı sıkıyor.Ben hergün işe gidip geliyorum o yorgunlukla eve gidiyorum haftasonları ailemin yanına gidiyorum derken hiç zaman kalmıyor.Ama şöyle bir kemer altına gitsem tel mi alıcam,çubuk mu alıcam sünger mi artık ne alıcaksam alsam.Şu hayattan biraz zaman çalsam çok iyi olacak.


Not:İzmirli olduğumu söylemiştim diye hatırlıyorum.Kemeraltına yabancı olanlar olabilir.Kemeraltı; Ankaralılar için Ulus gibi,İstanbullular için Eminönü gibi, hem muhteşem tarihi olan hemde herşeyi ve her malzemeyi bulabileceğiniz bir şehir merkezi.İzmire gelirseniz kemeraltını görmemezlikten gelemezsiniz:).

merak ettim diyenler